Showing posts with label Huriye Gürdallı. Show all posts
Showing posts with label Huriye Gürdallı. Show all posts

Sunday, May 31, 2015

Sınır, çalıştay, mimarlık

Kıbrıs Postası, YAKINDAN SANAT köşe yazısı no:82



“Farkında idim”, birkaç haftadır haber ağırlıklı yazılar yayınlıyor olduğumun “farkındayım”.

Akademik takvimin yoğunluk açısından değerlendirildiğinde en zorlu haftalarında, araştırma makalesi niteliğinde paylaşımlarda bulunamayışımın anlaşılabileceğini umut etmekteyim. İkinci bir neden de doğrudan dahil olduğum bazı etkinliklerin Üniversitemin destek, öğrenci ve öğretim elemanlarının büyük gayretleri ile gerçekleşmesini önemsememdir. Bu nedenle ve bu sayfayı çalıştay haberlerine açıp sizlere sunmaktan tedirgin değilim. Öyleyse izninizle:

Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde düzenlenen öğrenci çalıştaylarına bir yenisi daha eklendi. Bu yıl konusu “sınır” olarak belirlenen çalıştay, 21-22 Mayıs 2015 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Üç farklı projenin yürütüldüğü çalıştaya yaklaşık 250 öğrenci katıldı.

Fakülteye bağlı; Mimarlık, İç Mimarlık ve Peyzaj Mimarlığı bölümlerinde öğrenim gören Lisans ve Lisansütü öğrencilerin birlikte çalışması; görülmeye değer bir atmosferin oluşmasına neden olmuştur. Bu çalışma atmosferinde; “sınır” konusu çerçevesinde grupları koordine eden öğretim görevlileri ve asistanların da katkılarıyla, farklı disiplinlerin kaynaşması sağlanırken; birlikte üretmenin, çözüm önerileri getirmenin, paylaşmanın ve bunu sonuçlandırmanın mutluluğu yaşanmıştır.  Dayanışma içerisinde ortaya çıkarılan tasarımlar ve sonuçlar; hem çalışan grupların hem de çalıştaya katkı koyup destek olan herkesin gururu olmuştur. Öğrencilerin yaratıcı düşüncelerini geliştirmek, farklı teknikler, malzemeler ve tasarım–uygulama problemleriyle tanışmalarına aracı olmak amacıyla üzere düzenlenen SINIR çalıştayı iki verimli çalışma gününün ardından sona ermiştir.

Sınır konusunun üç farklı çalışmaya yansıması farklı işlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır.  Yaklaşık 125 öğrencinin gruplar haline gelerek 14 iş çıkardığı ilk çalışmada, “sınıra dair” tasarımların izleri belirgin bir şekilde görülmüştür.  Çalıştayın bu projesinde; 200x200x200cm ebatlarında içi boş bir küp ve tasarımın gerektirdiği kadar 150x150x150cm, 100x100x100cm, 50x50x50cm ve 25x25x25cm ebatlarında küpler değişik renkte (mavi-kırmızı-sarı) iplerle birlikte “sınırlı” olarak kullanılmıştır. Çalışmalar gerçek insan ölçeğinde(1/1) uygulanmıştır.  Ancak bazı grupların tasarımında kendilerine tanınan “sınırların” dışına çıkmaları da dikkat çekmiştir.

İkinci projede, 75 öğrencinin 25x25x25 cm ebatlarındaki küpler üzerine ebru tekniğine benzer bir çözüm yöntemiyle (su yüzeyine sıkılan farklı renklerdeki sprey boya ile) tasarımlar yapmaları beklenmiştir. Farklı öğrencilerin desenledikleri küpler daha sonra bir araya getirilerek “sınırları olmayan” bir bütün çalışmaya dönüştürülmüştür.

Üçüncü projede ise yaklaşık 50 öğrencinin yine bireysel tasarımları ile, sınırları 40x40 cm ebatları ile belirlenmiş kasnaklar üzerine aralıklarla çaktıkları çivileri renkli iplerle ve değişik yönlerde birleştirerek çizgisel bir çalışma yapmaları beklenmiştir. Bu projede ortaya çıkan çalışmalar da, Fakültenin üst girişinde siyaha boyanan duvar üzerinde bir araya getirilmiş Fakültenin ismi ortalarına kompoze edilerek başka bir “sınırları belli” bütün çalışmaya/panoya dönüştürülmüştür.

Çalıştayın açılışı 27 Mayıs 2015 Çarşamba sabah 10.30’da fakülte önünde gerçekleştirilmiştir.  Açılış konuşmasını, çalıştay katılımcılarından İç Mimarlık 3. Sınıf öğrencisi Ali Höyük yapmıştır.  Höyük; “çalıştayın kendine ve ekip arkadaşlarına önümüzdeki hafta başlayacak olan finallerden önce özgür bir çalışma ortamı sunduğunu, rahat ve verimli çalışmalar yaptıklarından” kısaca bahsetmiştir. “Birlikte sorunu kavrayıp, adım adım çözüm üreterek, bir sonuç ortaya koymanın kendilerine çok keyif verdiğini” vurgulamıştır.  Ali Höyük konuşmasında ayrıca “okumakta olduğu Fakülteden gurur duyduğunu; çalıştayın gerçekleşmesini sağlayan Üniversite ile Fakülte yönetimine, destek olan tüm hocalara ve tüm katılımcı öğrenci arkadaşlarına” teşekkür etmiştir.

Bu konuşmanın ardından sözü, çalıştayda görev alan öğretim görevlisi Özge Mercan Atamer almıştır. Fakültede dört sene boyunca her yıl çeşitli konularda yapılan çalıştaylarda görev almış olduğunu ve bu yıl da yeniden öğrencilerle birlikte güzel işlere imza atmanın heyecanını yaşadığını belirtmiştir.  Atamer;  “özellikle  uygulamalı atölye (stüdyo) çalışmalarında gözlem metodunun esası olan “alan çalışmalarına” önem vererek gerçekleştirdiğimiz çalıştaylar ile, yaşayarak öğrenme, paylaşma imkanları yaratıyoruz. Bu çalıştaylarla; sizlerin araştırarak, karşılaştırarak, deneyimleyerek mimari eğitimi katılımlı ve aktif olarak öğrenmenize olanak yaratıyoruz. Bu nedenle; son iki yılda yapılmış olan çalıştayların gerçekleştirilmesi için bizleri motive eden, Üniversitemizden gerekli destek ve çözümleri sağlayan Fakültemiz Dekanı Prof.Dr. Uğurcan Akyüz’e ve “sınır” çalıştayında görev alan tüm hoca arkadaşlarıma ve siz sevgili öğrencilerime teşekkür ederim” dedi.

Daha sonra söz alan Prof.Dr. Uğurcan Akyüz; “görsel sanatlar içinde yer alan, mimarlık, iç mimarlık ve peyzaj mimarlığı alanlarının eğitim sürecinde çeşitli aktiviteler, sergiler, çalıştaylar düzenlemekte ve bu yolla siz öğrencilerimizin görgü, bilgi ve kültürlerini; meslekî bilgiler yanında geliştirici programlar olarak uygulamaktayız. Bunlarda amaç; kuşkusuz sizlerin görerek, yaşayarak, araştırarak, karşılaştırarak ve uygulayarak mimarlık eğitiminize müfredat programlarınız dışında katkı koymanızı sağlamaktır.  Bu etkinliklerden kazanımlarınız, sizi emsallerinizden farklı kılacak, diplomanıza değer katacaktır. Dünyanın dört bir yanında çalışan yaklaşık üçbin mimar yetiştirmiş bir fakülte olarak  gurur duyuyoruz.

Bu tip çalıştaylar Fakültemizin farklı bölümlerinde öğrenim gören sizlerin kendi aranızda iletişim veya yeni bağlantılar kurmanız açısından da oldukça yararlı olduğuna inanmaktayız.  Bu nedenle; her zaman olduğu gibi öğrencilerimize desteklerini esirgemeyen, “sınır” çalıştayını gerçekleştirmemizde de yardımcı olan YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Doç.Dr. İrfan S. Günsel başta olmak üzere bu çalıştayda emeği geçen tüm öğretim elemanı arkadaşlarıma teşekkür ederim. Elbette ki ortaya koyduğunuz bu başarılı ve ayrıcalıklı çalışmalardan ötürü siz öğrencilerimize ayrıca ve içtenlikle teşekkür ederim” dedi.

Konuşmaların ardından; “sınır” çalıştayında proje yürütücülüğü yapan Özge Mercan Atamer, Hilmi Okutan, Gaye Anıl, Çağla Beyaz, Şefika Karaderi Özsoy, Rüza Özak Ruso, Büket Asılsoy, Çimen Kırmızı Özburak’ın yanısıra; projeye destek olan Mimarlık Fakültesi öğretim elemanlarından Emir Kasım, Ayşe Gertik, Vedia Akansu, Ayşegül Yurtyapan Salimi, Amineddin Salimi, Kıymet Savaşan, Salih Özbirim, Selin Laleci ve Öncü Koçman’a ve öğrencilere belgeleri; Fakülte Koordinatörü Dr. Kozan Uzunoğlu, Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Doç.Dr. Özge Özden Fuller, İç Mimarlık Bölüm Başkanı Yrd.Doç.Dr. Huriye Gürdallı ve Mimarlık Bölüm Başkanı Dr. Ayten Özsavaş Akçay tarafından takdim edildi.

Tören sırasında Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencilerine geçen dönemin “Yüksek Onur” ve “Onur” belgeleri de dağıtıldı...

Eğitim alın, fark edin, çalışın, üretin, sanata yakın kalın…

Sunday, February 15, 2015

Mimarlar, diplomalar, konuşmalar

Kıbrıs Postası, YAKINDAN SANAT köşe yazısı no:67



Akademisyen olarak bana gelen idarecilik görevlerini yapmak, hep bir zorunluluk ile oldu. Üç farklı fakültede diploma imzaladım ve birinde hala imzalamaya devam ediyorum. Geriye doğru yazılarıma bakınca bugünlerde diplomasına imza attığım fakülte hakkında, fazla bir şey yazmamış olduğumu fark ettim.  Okumakta olduğunuz bu yazının basıldığı gün, dekanlık görevimde henüz -gün farkı ile- bir yılımı dahi doldurmamış olacağım.  Ancak, o bir yıllık süre haftaya dolmuş olacak.  O nedenle de küçük bir muhasebeyi yazmalı.

Fakültede gerçekleştirdiğim ilk akademik kurul toplantısında, belirttiğim kısa vadeli hedeflere; birlikte görev yaptığım ekibimle (ayrıntılar fotoğrafta!), artık ulaştığımı söyleyebilirim.

Büyük bir üniversite, büyük bir fakülte. Önce kendime, sonra da bana bu sorumluluğu verenlere karşı fakültede gerçekleşen ilkler ve başarılar ile, gerekeni yapmış ve yapıyor olduğumu düşünerek; Mimarlık Bölümü Master ve Doktora programları ile birlikte, İç Mimarlık Bölümünün Master ve Doktora programlarının YÖDAK’tan sonra YÖK olurunu da almış olmayı (bu süre ve koşullarda) önemli bir başarı olarak gördüğümü belirtmek isterim.

Diplomalarına imza atmakta olduğum Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesinin geçtiğimiz günlerde mezuniyet töreni vardı.  Bu haftaki yazımı izninizle bu tören ve fakülteyle sürdürmek isterim.

Törende, fakülte dönem birincisi Mimarlık Bölümü öğrencisi Fatma Sala’nın yaptığı gurur dolu konuşma, kendi ailesinin törene yetişememiş olduğunu söylemesi ile duygusal bir havaya büründü. Uluslararası öğrenciler adına konuşan Fayez Alkudi ise; Suriye’deki durum, Mısır serüveni ve sonunda Yakın Doğu’ya  nasıl geldiğini ve diplomaya giden yolda yaşadığı süreci anlattı. Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Buket Asilsoy’un kısa ve öz konuşması da oldukça etkileyici idi.

YDÜ Mimarlık Fakültesinin mezuniyet törenlerine ikinci defa sivil toplum temsilcisi olarak davet edilen Kıbrıs Türk Mimarlar Odası adına, Başkan Azmi Öge yaptığı konuşmada kısaca: “…değişim ve gelişim içerisinde sizlere hizmet veren bu güzide fakültemizin dinamizmini gururla takip etmekteyiz.  Bu gayret ve çalışmalarını MİYAK akreditasyonu ile en kısa zamanda taçlandıracaklarından eminiz…

İçinde bulunduğumuz çağ hükmedenlerin güç gösterisi ve kendi tarzlarını empoze etmesi üzerine kurulmuştur. Sorgulayan, düşünen, özgür vatandaşlar veya çalışanlar değil; sorgulamadan itaat eden kullar arzulanmaktadır. Vatandaşlığınızdan ve haklarınızdan vazgeçmeyin, hak yemeyin, hakkınızı da yedirtmeyin.

Bu tören ile, öğrenci sınıfından mimar sınıfına terfi ettiniz. Paydaşlarınızla ve meslek odanızla birliktelik ve paylaşım içerisinde olun.

Hırs ve ihtirastan uzak kalın; kendinizi ailenizi, arkadaşlarınızı, ülkenizi ve doğayı sevmeyi ihmal etmeyin. Yolunuz açık ve başarılarla dolu olsun!” dedi.

Azmi Öge; Temmuz 2014’deki mezuniyet konuşmasında da olduğu gibi –bu sefer özet olarak yazmakla beraber- yine de belirteyim: samimi ve nüktedan hitabeti yanı sıra, yol gösteren konuşmasıyla herkese ve de mimarlara mimarlığı sevdiren bir profil çizdi bir kere daha.

Ben de Dekan olarak, törende yaptığım konuşmayı çok kısaltarak sayfaya taşımak istedim:  …“Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde kuruluşumuzdan bu yana, mesleki gücümüz ve potansiyelimizle kentler ve ülkeler arasında köprüler, toprağa yapılar kurduk. Sizlerin eğitimi için gerekli öğretim elemanı, donanım ve mekan sağlayan üniversitemiz idaresine; ailelerinize ve elbette fakültemizin var olması için emeği geçen tüm hocalarınıza çok şey borçluyuz, teşekkür ederim.  Bugün fakültemiz için oldukça farklı bir gün. Altı doktora (P.hD) mezunu verdik. Fakültemiz öğretim görevlilerinden Semra Sema Uzunoğlu, Kozan Uzunoğlu, Çiğdem Çağnan, Öztan Tuğun, Tuğşad Tülbentçi ve Hasan Altan’ın doktoralarını bitirmeleri en azından fakülte tarihine not olarak düşüldü.  Tabii bu arada mezuniyetleri öncesi dekanlıkta kendileriyle sohbet ederken oldukça ilginç cümleler de duydum, mesela: “ben doktoraya başladığımda gençtim” diyen Öztan beyin torunu bugün dedesinin diploma törenine gelmiş!

Söylediklerine göre; Sema-Kozan Uzunoğlu’nun olduğu gibi Çiğdem Çağnan’ın da şimdi üniversiteye giden çocukları henüz doğmamıştı, onlar doktoraya başladıklarında.

Bugün işte bu altı hocamız, gencimiz, arkadaşımız diplomalarını alacaklar.  Bu durum, hocalarıyla beraber bu törene katılan mezunlarımız için de bir onurdur diye düşünüyorum...

Akreditasyon kuruluşu olarak MİAK için başvurumuzu yaptık. Niyet mektubumuzu gönderdik.  Yılda bir kere İstanbul dışında düzenlenen Mimarlık Fakülteleri Dekanları Konseyi, MİDEKON’un Eylül 2015 toplantısını üniversitemizde gerçekleştireceğimizin müjdesini de vereyim.

Sevgili gençler; imza yetkinizden yüklendiğiniz sorumluluğunuzu estetik kaygılar ile birleştirip bireyi, aileyi, toplumu ve milleti mutlu edecek yapılar inşa ederseniz gelecek kuşaklar size minnettar kalacaktır.  Mimarlığı sanat/tasarım alanı içinde değerlendirerek; Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün "güzel sanatlarda başarı, bütün inkılâpların başarıldığının en keskin delilidir" sözünü şiar edinerek yürüyünüz.

Sevgili mezunlarımız; yolunuz açık ve aydınlık, gönlünüz insan sevgisi ile dolu olsun!”

Töreni onurlandıran; YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Doç.Dr. İrfan S. Günsel ile birlikte doktoralarını tamamlayan öğretim elemanlarımıza diplomalarını takdim ettik. Mimarlık Fakültesi Koordinatörü Dr. Kozan Uzunoğlu fakülte birincisine, Mimarlar Odası Başkanı Azmi Öge fakülte ikincisine, Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Buket Asilsoy fakülte üçüncüsüne diplomalarını verdiler.

Mimarlık Bölüm Başkanı Dr. Ayten Özsavaş Akçay, İç Mimarlık Bölüm Başkanı Yrd.Doç.Dr. Huriye Gürdallı, Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Doç.Dr. Özge Özden Fuller ve öğretim elemanlarının mezunlara diplomalarını vermesinin ardından, büyük bir coşkuyla keplerin havaya atılması ile tören sona erdi.  Bolca fotoğraf çekindik!

Bir başka yazımda mimarlığı “derinleştirmeyi” ümit ederek, mimarlar ve diplomalarını orada bırakıp, fotoğraf makinemle geldiğim İstanbul’da; Sakıp Sabancı Müzesi’nde Miro, Pera Müzesi’nde Alberto Giacometti, İstanbul Modern ve orada özellikle Şahin Kaygun’un çalışmalarını görmek iyi bir zamanlamanın ödülü oldu benim için.

Haftaya birlikte, “şimdi İstanbul’da olmak vardı…” demek üzere.

Eğitim alın, diploma da alın, sanata yakın kalın…

Wednesday, July 2, 2014

Yakından Sanat-TV: YDÜ Mimarlık Fakültesi yöneticileri

KONUKLAR: Mimarlık Bölümü Başkanı Dr. Ayten Özsavaş Akçay, İç Mimarlık Bölümü Başkanı Dr. Huriye Gürdallı, Fakülte Koordinatörü Kozan Uzunoğlu, Peyzaj Bölümü Başkanı Doç.Dr. Özge Özden Fuller; 02.07.2014, YDÜ-TV stüdyoları-Lefkoşa